Sayfalar

HAYAT KISA EĞLENELİM AGA!

Yetişkinlerin ve çocukların, doyasıya eğlendiği VIALAND Tema Park, hayatın eğlenceli yönünü sizlere hatırlatmak ve en güzel şekilde yaşatmak için hizmetinizde. 120.000 metrekarelik alanda konumlandırılan Türkiye’nin ilk ve tek tema parkı olan VIALAND, birbirinden farklı üniteleri, maskotları, etkinlikleri ve rengarenk yüzü ve sınırsız eğlencesi ile büyük küçük herkesi bekliyor.
Vialand;  Nefeskesen, Viking, Maceraperest, Çılgın nehir, Fatih’in Rüyası gibi  birbirinden eğlenceli onlarca  ünitelerinin yanı sıra, Kaptan Gaga, Vega ve Apostrof gibi karakterler ile de neşenize neşe katacak.
Bünyesinde bulundurduğu Alışveriş Caddeleri, Tema Park, VIALAND Palace Hotel ve Gösteri Merkezi ile, kendi alanında bütünleşik ve birebir eşi olmayan bir konsepte imza atarak dünyada bir ilki gerçekleştiren Vialand, 7’den 77’ye herkesi sınırsız eğlence ve özgürce alışveriş için davet ediyor.
Bir boomads advertorial içeriğidir.
Devamını okuyun ...

Yarım deliden komik twetler

Komik twetler bir twitter fenomeni olan yarım deliden komik twet










Devamını okuyun ...

Komik mesajlaşmalar

 Birbirinden komik bir o kadarda gerçek telefon mesajları işte komik telefon mesajları :))









Devamını okuyun ...

Komik Resimler

Birbirinden ilginç ve komik resimler








Devamını okuyun ...

Haftanın En komik tweetleri

Bu haftanın en komik tweetleri karşınızda komik tweetler.



Devamını okuyun ...

Tek Ayakkabı (İbretlik Öykü)

 TEK AYAKKABI
Ayakkabıcı, yeni getirdiği malları vitrine yerleştirirken, sokaktaki bir çocuk onu izlemekteydi. Okullar kapanmak üzere olduğundan, spor ayak...kabılara rağbet fazlaydı. Gerçi mallar lüks sayılmazdı ama, küçük bir dükkan için yeterliydi. Onların en güzelini öntarafa koyunca, çocuk vitrine doğru biraz daha yaklaştı. Fakat bir koltuk değneği kullanmaktaydı. Hem de güçlükle.. Adam ona b
ir kez daha göz attı. Üstündeki pantolonun sol kısmı, dizinin alt kısmından sonra boştu. Bu yüzden de sağa sola uçuşuyordu. Çocuğun baktığı ayakkabılar, sanki onu kendinden geçirmişti.Bir müddet öyle durdu. Daldığı hülyadan çıkıp yola koyulduğunda, adam dükkandan dışarı fırlayıp:
- Küçükk!. diye seslendi. Ayakkabı almayı düşündün mü? Bu seneki modeller bir harika!.
Çocuk, ona dönerek:
- Gerçekten çok güzeller!. diye tebessüm etti. Ama benim bir bacağım doğuştan eksik.
- Bence önemli değil!. diye, atıldı adam. Bu dünyada her şeyiyle tam insan yok ki!. Kiminin eli eksik, kiminin de bacağı. Kiminin de aklı ya da vicdanı.
Küçük çocuk, bir şey söylemiyordu. Adam ise konuşmayı sürdürdü:
- Keşke vicdanımız eksik olacağına, ayaklarımız eksik olsa idi.
Çocuğun kafası iyice karışmıştı. Bu sefer adama doğru yaklaşıp:
- Anlayamadım!. dedi. Neden öyle olsun ki?
- Çok basit!. dedi, adam. Eğer yoksa, cennete giremeyiz. Ama ayaklar yoksa, problem değil. Zaten orda tüm eksikler tamamlanacak. Hatta sakat insanlar, sağlamlara oranla, daha fazla mükafat görecekler...
Küçük çocuk, bir kez daha tebessüm etti. O güne kadar çektiği acılar, hafiflemiş gibiydi. Adam, vitrine işaret ederek:
- Baktığın ayakkabı, sana yakışır!. dedi. Denemek ister misin?
Çocuk, başını yanlara sallayıp:
- Üzerinde 30 lira yazıyor, dedi. Almam mümkün değil ki!.
İndirim sezonunu, senin için biraz öne alırım!. dedi adam. Bu durumda 20 liraya düşer. Zaten sen bir tekini alacaksın, o da 10 lira eder. Çocuk biraz düşünüp:
Ayakkabının diğer teki işe yaramaz!. dedi. Onu kim alacak ki?
- Amma yaptın ha!. diye güldü adam. Onu da, sağ ayağı eksik olan bir çocuğa satarım.
Küçük çocuğun aklı, bu sözlere yatmıştı. Adam, devam ederek:
- Üstelik de öğrencisin değil mi? diye sordu.
- İkiye gidiyorum!. diye atıldı çocuk. Üçe geçtim sayılır.
- Tamam işte!. dedi adam. 5 Lira da öğrenci indirimi yapsak, geri kalır 5 lira. O da zaten pazarlık payı olur. Bu durumda ayakkabı senindir, sattım gitti!.
Ayakkabıcı, çocuğun şaşkın bakışları arasında dükkana girdi. İçerdeki raflar, onun beğendiği modelin aynısıyla doluydu. Ama adam, vitrinde olanı çıkarttı. Bir tabure alıp döndükten sonra, çocuğu oturtup yeni ayakkabısını giydirdi. Ve çıkarttığı eskiyi göstererek
- Benim satış işlemim bitti!. dedi. Sen de bana, bunu satsan memnun olurum.
- Şaka mı yapıyorsunuz? diye kekeledi çocuk. Onun tabanı delinmek üzere. Eski bir ayakkabı, para eder mi?
- Sen çok câhil kalmışsın be arkadaş.. dedi, adam. Antika eşyalardan haberin yok her halde. Bir antika ne kadar eski ise, o kadar para tutar. Bu yüzden ayakkabın, bence en az 30- 40 lira eder.
Küçük çocuk, art arda yaşadığı şokları, üzerinden atabilmiş
değildi.Mutlaka bir rüyada olmalıydı. Hem de hayatındaki en güzel rüya. Adamın, heyecandan terleyen avuçlarına sıkıştırdığı kağıt paralara göz gezdirdikten sonra, 10 liralık banknotu geri vererek:
- Bana göre 20 lira yeterli.. dedi. İndirim mevsimini başlattınız ya!..
Adam onu kıramayıp parayı aldı. Ve bu arada yanağına bir öpücük kondurdu.
Her nedense içi içine sığmıyordu. Eğer bütün mallarını bir günde satsa, böyle bir mutluluğu bulamazdı. Çocuk, yavaşça yerinden doğruldu. Sanki koltuk değneğine ihtiyaç duymuyordu. Sımsıcak bir tebessümle teşekkür edip:
- Babam haklıymış!. dedi. 'Sakat olduğum için, üzülmeme hiç gerek yok!'
demişti.
* Her Rüzgar Savuracak Bir Toz bulur,
* Her Hayat Yaşanacak Bir Can Bulur,
* Her Umut Gerçekleşecek Bir Düş Bulur
* Bulunmayacak Tek Şey Senin Benzerindir
Devamını okuyun ...

LINE ve Pepsi sevdiklerinle yaya yaya konuş diye var!

Telefon, sevdiklerimizle konuşmak için mükemmel bir araç. Artık hayatımızın çok büyük bir kısmını akıllı telefonlar kaplıyor ve herkesle görüntülü, görüntüsüz konuşabiliyoruz. 

Sevdiklerimizle konuşurken kullandığımız bir çok akıllı telefon uygulaması var ve hepimiz bunları kullanıyoruz. Sadece mesajlaşmıyoruz, aynı zamanda konuşabiliyor, hatta birbirimizi anında görebiliyoruz. Bu uygulamaları kullanabilmek için iki tarafın da bu uygulamaya sahip olması gerekiyor. Ama bu kadar çok uygulama varken herkesin aynı uygulamayı kullanmasını beklemek biraz hayal oluyor. 

Bu sorunları çözmek için LINE, bir uygulama geliştirdi. Artık LINE’da Premium Call özelliğiyle, LINE’a sahip olmayan insanları arayabiliyoruz. Sadece yurt içini değil, yurt dışını da çok uygun fiyatlara arayabiliyoruz.

LINE uygulamasına sahipsen, ekstradan bir şey yapmana gerek yok.

LINE indirmek için: http://me2.do/F1mG6dym

LINE ve Pepsi Kampanyası

Siz sevdiklerinizle yaya yaya konuşun diye LINE ve Pepsi birlikte bir kampanya başlattı. Hali hazırda LINE’dan LINE’a ücretsiz konuşabiliyorken, Pepsi kapaklarından çıkan şifreyle LINE'dan yurt ici, yurt disi, sabit veya cep telefonu istedigin numarayi ucretsiz arayabilmeni saglayacak 100 Premium Call kredisi kazaniyorsun.

Şifre Nerede?

Kutu Pepsi’lerin açma halkalarının arkasında veya Pepsi pet şişe altın ve gümüş renk kapaklarının altında şifreye ulaşman mümkün.

Şifre nereden aktif ediliyor?

Peki bu Pepsi şifresini LINE’da nasıl kullanırım diye mi düşünüyorsun? Hemen açıklayalım. İlk önce “diğer” kısmında Pepsi için özel yapılmış kısma giriyorsun.

Daha sonra şifre için ayrılmış bir yer göreceksin. Oraya Pepsi kapaklarının altındaki şifreyi giriyorsun.

Şifreyi girdikten sonra kutucuğun altındaki “Gönder” butonuna basıyorsun. Anında 100 Premium Call Kredin aktif hale geliyor.

LINE, aynı zamanda konuşmanın en ucuz yolu!

Ben bir hesaplama yaptim. Normalde internetli mesajli paketlere 30 lira falan oduyorsun. Bi' Pepsi aldin, ortalama 2 TL desen, 5 tane Pepsi alsan, etti 10 Lira. Elinde ne var? 5 tane Pepsi ve 500 Premium Call Kredisi. Bu da ediyor ki 150 dk. sabit hatlara ( ki sabit hat mi kaldi??) ya da 50 dk. herkesi arayabiliyorsun. ne kadar telefonla konusyorsun ki zaten? Surekli LINE'Dan mesajlasip duruyoruz ucretsiz. Olmayanlara da LINE yukletsen, oradan da bayagi kurtariyorsun. Bildigin 5 Pepsi yanina kar kaliyor.

Üstelik yurt dışını çok daha ucuza arıyorsun ki tek tek bütün ülkelere bakıp ne kadara denk geliyor diye hesaplamadım. Ama örneğin Amerika’yı, 100 Premium Call Kredisiyle yaklaşık 100 dakika konuşabiliyorsun. Çok iyi.

Bundan sonra bu şekilde harcama yapacağım ben. Evde zaten su gibi Pepsi içiliyor. Hatta su yerine Pepsi içiliyor. Adamlar üstüne Premium Call Kredisi veriyor. Ben kendime bi’ kampanya yapsaydım, ancak bu kadar karlı olurdum. Sahiden. 

Evet özetliyorum: Herkese LINE yükletiyoruz, oradan kurtarıyoruz. Pepsi içiyoruz, oradan da kurtarıyoruz. Yurt içini, yurt dışını rahatça arıyoruz. 

Nedir bu LINE Premium Call?

LINE Premium Call, sevdiklerinle konuşman için LINE’ın oluşturduğu bir servis. Aradığın kişi LINE uygulamasını kullanmıyorsa, onu Premium Call sayesinde arayabiliyorsun.

Üstelik yurt dışında da bu uygulama geçerli ve çok uygun fiyatlara bunu gerçekleştirebiliyorsun. Bu şekilde sevdiklerinle yaya yaya konuşabiliyorsun.

 

Bir boomads advertorial içeriğidir.

Devamını okuyun ...

Türk olmanın 10 kuralı (Komik yazı)

Türk olmanın dayanılmaz hafifliği sadece bizlere özel :) 
Türklere özgü davranışlar güldürüyor. İşte bazı örnekler..
• Çoraplarının kirli olup olmadığını koklayarak anlamak
• Rüzgarlı havalarda küller uçmasın diye küllüğe su koymak
• Evin bir odasının ampulü patladığı zaman yenisini almayıp da fazla kullanmadıgı bir odanın ampulünü onun yerine takmak
• Çizilmiş cd'lerin arka yüzüne kolanya dökmek
• Ev telefonunu arayıp "evde misin?" diye sormak
• Google'da kendi ismini aramak
• Gelen misafirlerin kapı önündeki ayakkabılarını düz çevirmek

• Herhangi bir kavgadan sonra "teker teker gelin!" diyerek meydan okumak
• Arabalarının arkasına "hatalıysam ara" yazıp numarayı vermemek
 Konuşma yeteneği olan hayvanlara ilk olarak küfür etmesini öğretmek
• Kafasını kuş pislettiğinde, gidip şans oyunları oynamak
 Daha birinci telefon zili çaldığında telefonun başına dikilir; ama açmak için ikinci kez çalmasını bekler
• Kağıt paraların üzerine not alır ve parayı harcadığı için notu kaybeder ve ya elden ele dolaşacağını bildiğinden komik yazılar yazmak
• Gaz kaçaklarını 'çakmak' ile kontrol etmek
Devamını okuyun ...

Minibüscü (komik yazı)


Bir gün tombul bir hatun alış verişini yapar ve sonrasında da elinde poşetlerle yürüyemeyeceğini anlar. Poşetler elinden bırakmış bir şekilde minübüsçülerin geçtiği bir durakta beklerken, bir minübüs geçiyormuş dur işareti yapan hanfendi, minübüsçü hemen hanfendiye karşı avucunu kapatıp açmış hanfendi de hemen kolunu uzatmış baş parmanı işaret parmağı ile orta parmak arasına alarak işrati yapmış. Minübüsçü hemen sinirlenip fren sıkıp durmuş ve hızlı hızlı yürümüş minübüsçü;
- Napıyon sen ya demiş....
hanfendi hemen;
- Sen ne yapıyorsun demiş...
münübüsçü ben size içerisinin dolu olduğunu el işaretiyle belirttim; demiş
Hanfendi; 
- Bende size beni araya sıkıştır, diye el işareti yaptım demiş....
Devamını okuyun ...

Kadınlar (komik yazı)


Hatunların erkekleri avuçlarında oynatmak için programlanmış bir 
toplumsal bilinçaltları var. Bu kurallar her hatuna kadınlık hormonlarıyla 
birlikte geçiyor, genetik olarak devam ediyor. Kadın genlerindeki kodların şifrelerini çözdüğünüzde karşınıza çıkan liste şöyle: 
1. Asla gerçekten düşündüğün şeyi söyleme. Asla! 
2. Her zaman anlaşılmaz ol. 
3. Aylar evvel tartışılmış bir konuyu gündeme getir, 
hır çıkar. Yıllar 
evvelki bir olayı gündeme getirerek devam et. 
4. Erkeğin her şey için özür dilemesini sağla. 
5. Ağla ve "Hep senin yüzünden" de. 
6. Adamın çantasına, elbisesinin cebine, arabasının 
torpido gözüne 
üzerinde "Seni seviyorum" yazan notlar bırak. 
7. Erkeğin gözlerinin içine bak sonra bir kahkaha at, 
adam ne olduğunu 
anlayamasın, bir kahkaha daha at. 
8. Ağla. 
9. Adam "Güzel gözlerin var" dediğinde "O kadar mı" 
diye sor. 
10. Her yere ve her şeye geç kal. Adam gecikecek 
olursa bas bas bağır. 
11. Regl döneminin cinayeti affettici unsur 
olabileceğini anlat. 
12. "Bilmem anlatabiliyor muyum" de adamın gözlerine 
bak, sonra adamın 
soyleyeceği her şeye "Anlamamışşın" cevabını ver. 
13. Babanın silah koleksiyonundan, abinin kara kuşak 
karateci 
olduğundan bahset. 
14. Ailedeki herkes bana "Prenses" der diye anlat. 
15. Eski erkek arkadaşının göbeği olmadığını her 
fırsatta söyle. 
16. Tuvalete gruplar halinde git. Asla yalnız başına 
birşey yapma. 
17. Bağımsızlık bir zaafiyet işaretidir, anne baba 
evinde oturmaya 
devam et. 
18. Ağla. 
19. "Bil bakalım canım ne istiyor" diye sor, 
bilemediğinde azarla. 
20. Herşeyi dakikası dakikasına planla, sonra asla o 
plana uyma. 
21. Kız arkadaşlarını eve cağır balkonda avaz avaz 
"Kapı açık, arkanı 
dön ve çık" diye sarkı söyle. 
 
22. Adamın konuşmasını "E leri açık söyleme" diye kes. 
 
23. "Kilo mu aldım" diye sor, cevabı beklemeden 
tereyağlı ekmeği 
yemeye başla. 
 
24. Ağla. 
 
25. Fıkraların sonunu unut. 
 
26. Sadece arkadaş grubundaki erkeklere merhaba de ve 
onları 
birbirlerine düşür. 
> 
>27. Adamın giyimine sürekli karış, üç dakikada bir 
>"Dik yürü" diye 
>uyar. 
> 
>28. "Neyin var senin" sorusuna "Madem anlamıyorsun ben 
>de 
>soylemiyorum" cevabını ver. 
> 
>29. Adamla ilgileniyor gibi görün, o sana ilgi duyduğu 
>anda azarla. 
> 
>30. Bes saniyelik bir sessizlik olduğu anda "Ne 
>düşünüyorsun" diye 
>sor. 
> 
>31. Saçlarının uçlarını düzelttirdiğinde, adam 
>farketmezse bütün gece 
>somurt. 
> 
>32. İnsanların sürekli kafasını karıştır. 
> 
>33. "Meclis'te kadın kotası" fikrini aç, bütün gece bu 
>konuyu anlat, 
>başka konuya geçmek isteyenleri "Maço" ilan et. 
> 
>34. Ağla. 
> 
>35. Kızarmış patatesleri erkeğin tabağına koy, bunun bir sevgi gosterisi olduğunu söyle, sonra "Sen biraz kilo aldın" de. 
36. Tuzluğa bak ve adama "Bu tuzluk sana neyi hatırlatıyor" diye sor. 
Adam bilemediğinde "Daha dogru dürüst tanışmıyorduk bile... Ben senden tuz istemiştim, tuzluğu verdiğinde küçük parmağın küçük parmağıma değmişti" diye anlat ve "Aramızdaki elektrik bitti" de, tuvalete git. 
Döndüğünde masada şampanya yoksa olay çıkar. 
37. Ağla. 
38. Kulağında kac delik olduğunu sor, bilemezse eski sevgilinin bunlarin hepsini bildiğini anlat.
Devamını okuyun ...